23 Mart 2011 Çarşamba

Hayatın aldıkları ve hayatın verdiklerini matamatiksel işlem olarak tek tarafta toplayıp sonucu bulalım hadi benim ki 0'dan büyük =)

Dünyanın en hüzünlü resmidir tek başına rakı içen bir anne. Genç yaşta çocuğuyla tek başına kalmış hayat karşısında sımsıkı bir kaya gibi duran ama akşam eve geldiğinde tek başına rakısını koyup düşüncelere dalan uzaklara giden bir anne. 

 Düşünüyorum da korktu mu hayattan diyorum ya da nasıl bu kadar güçlü olabildi diyorum. Bir çocuğun hem de babasını kaybetmiş bir çocuğun karşısında hem dimdik durabilmek hem onun arkadaşı hem annesi olmak hem de bir baba gibi üzerinde disiplin uygulayabilmek yani bünye de üç ayrı karakteri barındırmak hayal bile edemeyeceğim bir başarı. Aynı zamanda iş hayatında kariyerinde başarı sağlamak yükselmek hepimizin çektiği sorunlarla baş etmek kadınlığını unutmak sosyal hayatından vazgeçmek ve bir evi hem maddi olarak hem de her kadının yaptığı gibi çekip çevirmek nasıl bir fedakarlık nasıl bir güçtür. 

 Üstüne üstlük yaptıklarının karşısında kendi çocuğunun sana baş kaldırdığını görmek nasıl bir hüsrandır. Çok asi bir çocuktum ben. Asla tatmin olmayan dışarıdaki insanları kendinden ve ailesinden öne koyan hatta biraz da nankör bir çocuğa sahip bir annenin asla çocuğundan vazgeçmemesi nasıl bir sevgidir. Kendi annesinde bana gösterdiği anneliğin binde birini bile görmediğine 25 yıllık hayatımda ben şahidim zaten. Yani bu öğrenilebilen bir olgu değil.


 Kaç defa vazgeçtim ondan kaç defa terk edip gittim başkaları için kaç defa hatalar yaptım saçma sapan öyle basit şeyler de değil hem de. Ne sözler söyledim ne bakışlar fırlattım ne kapılar çarptım ne telefonlar kapattım yüzüne. O ise hep benim için çabaladı durdu. Zarar görmemem için önümde engel oldu. Elinden gelse fanusa da koyardı muhtemelen ama ben özgürlüğüme o kadar düşkündüm ki onun yaptığı her koruma müdahalesine benliğime karakterime ve özgürlüğüme müdahale olarak algıladım. O tecrübelerinden faydalanayım istedi ben kendim tecrübe etmeden öğrenemedim hiçbir şeyi. Kaldı ki bir kere tecrübe de yetmedi çoğu zaman genellikle aynı hatayı üst üste defalarca yapmam gerekti. Buna rağmen hiç vazgeçmedi benden. Her gittiğimde yanımda o da geldi. İstemediği sevmediği insanlara benim için katlandı. Her dönmek istediğimde beni kırmızı halılarla karşıladı.

Bununla birlikte hiçbir karşılık beklemeden yaptı bunları. Mesela bana bakmak beni hiçbir şeyden eksik etmemek için işte cebime fazla para koymak kıyafetin kalitelisini alıp iyi dershanelere iyi okullara gönderebilmek için ev almadı alamadı. Bunu bildiğimden çalışmaya başladıktan sonra ilk hedefim ona ev almak. O aksine kazandığım parayı eğitimime yatırmamı istiyor. 

Bütün arkadaşlarım özeniyor bana. Çünkü hem bekar evinde hem de anne evinde yaşamanın avantajlarını yaşıyorum. Eşek kadar kızım çamaşırımı o yıkıyor yemeğimi yapıyor evi temizliyor vs. Tabi ki yardım etmeye çalışıyorum ama ne kadar olabilir ki. Aynı zamanda bana rehberlik arkadaşlık ediyor ama biliyorum ki yalnızca benim iyiliğimi isteyen kendinden önce beni düşünen bir arkadaş karşımdaki. Sevgilim arkadaşlarım bize geliyor kalıyorlar sevgilimle koltukta sarmaş dolaş otururken annem bize çay yapıp getiriyor ya da Cuma akşamları hep beraber alkol sofrasına oturuyoruz. Evet biliyorum bazılarınız kıskandı hemen maşallah diyin lütfen =) 

Hayat benden çok fazla şey aldı götürdü. Karşılığında ise birtanecik annemi verdi bahşetti bana. Şimdi ben ne yapsam az onun için ne kadar çabalasam boş. Elimden en fazla gelen kendisinin gözünden bir damla yaş akmasın diye çabaladığı kızının kimsenin üzmesine izin vermemek gerisi zaten teferruat. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder